Ebeveynleşme
- Klinik Psikolog Esra Nur Odabaş
- 11 Mar
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 29 Mar
Kültür içinde öğrenilen bir rol olan ebeveynlik (Bornstein, 2012) nesilden nesile aktarılan bir uygulamadır (Serbin ve Karp 2003). Bu aktarımın içinde toplumsal cinsiyet normları da yer almaktadır.

Ebeveynleşme ise ebeveyn-çocuk ilişkisinde çocuğun ebeveyninin görevini üstlenerek kardeşlerinin veya ebeveynlerinin fiziksel veya duygusal ihtiyaçları ile isteklerine destek vermesi olarak tanımlanmaktadır (Boszormenyi-Nagy ve Spark, 1973).
Ebeveynleşme ile aile içerisinde ebeveynlik görevleri ve uygulamalarından çocukların da sorumlu tutulabildiği görülmektedir. Birçok kolektivist toplumda ebeveynlik görev ve uygulamalarından birincil olarak anne sorumlu tutulmaktadır. Bu bağlamda elde edilen bulgular Türk toplumunda ebeveynleşmenin kız çocuklarında daha yaygın olduğuna işaret etmektedir (Karagöbek, 2014).
Ebeveynleşmenin benliğin ayrımlaşması ile ilişkisini gösteren çalışmalar ışığında yapılan bu araştırmada annelerin kendi çocukluk dönemlerindeki ebeveynleşme davranışları ile kız çocuklarının ebeveynleşme davranışının ilişkili olduğunu ortaya konmuştur. Aile sistemi içerisinde yer alan sınırların ebeveynleşme davranışında belirleyici bir rolü olduğu göz önünde bulundurulduğunda (Marotta, 2003; Shih, Wu ve Lin, 2010) sınırların belirsiz olduğu ailelerdeki kız çocuklarında ebeveynleşme davranışının daha fazla görülebileceği üzerinde durulmaktadır.
Klinik Psikolog Esra Nur Odabaş



Yorumlar